
Bu dünya hayatında insanlar, servet ya da mevki yüzünden sürekli farklılıklar ve çatışmalar içinde yaşarlar. Ancak cennette tüm bu anlaşmazlıklar sona erer ve peygamberlerin ve elçilerin izinden giden müminler mutluluk ve uyum içinde yaşarlar.
Haset, kin ve nefret onlar için meçhuldür. Yüce Allah onların kalplerinden her türlü kini çıkarmış ve arkadaşlıklarını güvenli ve dostça kılmıştır. Allah Kur'an'da şöyle buyurur:
"Onların göğüslerinden (dünya hayatında sahip oldukları) kin ve düşmanlık duygularını söküp atacağız; altlarından ırmaklar akacak ve onlar şöyle diyecekler "Bütün hamdler ve şükürler, bizi buna hidayet eden Allah'a mahsustur; eğer Allah bizi hidayete erdirmeseydi, biz asla hidayet bulamazdık! Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hak ile gelmişlerdi." Ve onlara seslenilir: "İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size miras bırakılan cennettir." (Kur'an-ı Kerim Meali, A'raf Suresi, 43)
Bu, gerçek mutluluğun ve gönül huzurunun gerçekleştiği büyük bir ödüldür. Tek olan Allah'a iman etmeye, emirlerine uymaya ve yasaklarından kaçınmaya gayret edelim ki ahiret cennetinde bu mutluluğa erişebilelim.